”Karabağ şehitlerine ve gazilerine sahip çıkmak asli misyonumuzdur” « Türksoy TV

SON DAKİKA

AZERBAYCAN DEVLETİ’NDEN DR. SEYFULLAH TÜRKSOY’A HİZMET MADALYASI

DİPLOMASİ, ETKİNLİK, SİVİL TOPLUM, TÜRK DÜNYASI

”Karabağ şehitlerine ve gazilerine sahip çıkmak asli misyonumuzdur”

Bu haber 20 Şubat 2019 - 18:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Azerbaycan Hilal İçtimai Birliği Başkanı Arzuman Abdulkerimov.

Azerbaycan Hilal Cemiyeti Başkanı Arzuman Abdulkerimov,  özellikle Türk dünyasıyla ilgili meselelerde mücadeleci şahsiyetiyle öne çıkan genç bir kanaat önderi. Başta Karabağ şehit ve gazileri olmak üzere pekçok milli ve vatansever bir tazır sergileyen Arzuman Abdulkerimov, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin artık stratejik ortaklığa dönüştüğünü belirterek, ”Dilde, fikirde, işte birlik yolundaki adımlar bizi özlediğimiz Turan idealine yaklaştırıyor” dedi. 

  • Arzuman bey, Kurucusu ve Başkanı olduğunuz Hilal İçtimai Birliği olarak Türk Dünyasıyla alakalı konularda aktif bir gayret içinde olduğunuzu görüyoruz. Bu birliği hangi amaçlarla kurdunuz?

-Azerbaycan’la Gürcistan’ın serhat bölgesindeki Kazak elinde dünyaya geldim. Yüksel tahsil aldığım yıllar Azerbaycan’ın Sovyetler Birliğinden ayrılması için başlatılan milli azadlık harekatının yükseliş yıllarına tesadüf etti. Ve ben devletimi müstakil, bağımsız görmek isteyen her genç gibi bu mücadeleye katıldım. Gerektiğinde meydanlarda komünist rejime karşı direniş gösterdik, gerektiğinde senaryosu Kremlin’de yazılan Karabağ savaşında topraklarımızı koruduk. Gençlik yıllarımdan itibaren ülkemin siyasi hayatında varolduğum için Azerbaycan’ın sosyal hayatından uzakta kalmadım. Ve Hilal İçtimai Birliğini kurdum.  

  • Hilal İçtimai Cemiyeti olarak yaptığınız faaliyetler konusunda bilgi verir misiniz? – -2017. yılda kurulan Hilal İçtimai Birliği ülkemizin ve Türk Dünyasının hayatında ortaya çıkan bütün hadiselerde devletlerimizin, milletimizin çıkarları için çalışan bir kurumdur. Karabağ’da şehid ya da gazi olan kardeşlerimizin her zaman yanında olmaya çalışıyoruz. Onların desteklenmesi için bugüne kadar pekçok proje geliştirdik. Bu kurum yaşadıkça bu mesele bizim asli görevimiz ve misyonumuz olmaya devam edecektir. Bunun yanısıra devlet siyasetinin tebliğinde, diaspora faaliyetlerimizin güçlenmesinde uluslararası projeler gerçekleştiriyoruz. Fransa’da, Rusya’da, Türkiye’de, Gürcistan’da coğrafyamızın ve devletimizin sorunları ile bağlı birçok toplantıların teşkilatçıları arasında yer aldık ve her zaman devletimize, milletimize yararlı olmaktan gurur duyuyoruz.  
  • Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşlik ve işbirliği konusunda neler söylemek istersiniz? 

-Türkiye ve Azerbaycan, dünyanın iki önemli devleti olduğu gibi bulundukları bölgenin de siyasi ve ekonomik durumunu şekillendirmektedir. Biz Azerbaycan Türkleri Türkiye Cumhuriyeti’ni de öz devletimiz olarak görüyoruz.  Türkiye’nin yükselmesi ve kudreti Azerbaycan’ın bağımsızlığının muhkemleşmesi demektir. Biz devletlerimizle bağlı olarak bu düşünce ve inançla hareket ediyoruz ve inanıyoruz ki, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki bağlar kuvvetlendikçe Türk Birliği daha sağlam temeller üzerinde kurulacaktır.  

  • Azerbaycan Cumhuriyetinin 100.  ve Türkiye Cumhuriyetinin 95. kuruluş yıldönümüne alakalı İstanbul’da geçirilen tedbirin özel konuklarından biri de siz oldunuz. O geceyle alakalı neler söylemek istersiniz ? 

-Azerbaycan Cumhuriyetinin 100. ve Türkiye Cumhuriyetinin 95. kuruluş yıldönümü, gerçekten de Türk milleti için büyük bayramlar yılı oldu. Doğuya cumhuriyet ananelerini getiren dedelerimizin yolunu devam ettirmek, devlet geleneklerimizi yaşatmak, korumak bizim için büyük bir onurdur.  İstanbul’da sizin teşkilatçılığınızla düzenlenen ”Bir millet, iki devlet” sanat şöleni bu bayrama büyük bir renk kattı. Sadece Anadolu ve Azerbaycan Türkleri değil, Güney Azerbaycan, Ahıska, Gagauz ve diğer Türk boylarının da katılımı ile bu merasim Türklük bayramına çevrildi. Bu münasebetle sizi bir kez daha tebrik ediyor ve davet için teşekkürlerimi bildiriyorum.  

  • Türkiye ve Azerbaycan arasındaki stratejik, ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel münasebetlerin artması konusunda tavsiyeleriniz var mı?
  • Azerbaycan bağımsızlığını elde ettikten sonra ülkemizle ilk siyasi, ekonomik, sosyal ilişkiler kuran devlet kardeş Türkiye oldu. 1991. yıldan bugüne ciddi mesafeler katedildi. Bugün bizim kardeşliğimiz stratejik ortaklığa da dönüşmüş bulunuyor. Türkiye uluslararası arenada Azerbaycan’ın en büyük destekçisidir ve bizim olmadığımız bütün toplantılarda Ankara varsa, Bakü de oradadır demektir. Bu bizim kardeşliğimizin en büyük kanıtıdır. İktisadi ilişkilerimizin maddi değeri bugün milyarlarca dolarla ölçülmektedir. Azerbaycan, Türkiye üzerinden Avrupa’nın enerji güvenliğini temin etmekle sadece bölge için değil Avrupa için de önemli bir ülke konumundadır.  2019 yılında daha da ileri seviyeye ulaşmasını beklediğimiz doğalgaz projeleri ekonomik açıdan her iki ülke için faydalı olmaktadır. Dünya çapındaki projelerle bağlarımız daha da güçlenmektedir. Eğitim, bilim, kültür ve sosyal projelerde Azerbaycan’ın önceliği elbette ki Türkiye’nin kurumlarıdır. Düşünüyorum ki, bu bağları her geçen gün daha da ileri seviyelere taşımak ve kuvvetlendirmek gerekir.  Turizm, tarım bugün devlet bütçelerimiz için ciddi gelir kaynaklarıdır.  Azerbaycan’ın MDB ülkelerinden biri olarak Rusya pazarına serbest giriş imkanı var. Türkiyeli yatırımcıların Azerbaycan’daki tarım sanayiine dikkat çevirmesi ülkelerimiz için de işadamlarımız için de son derece faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
  • Sizce Türk Dünyasının en büyük meseleleri nelerdir ? Bu meselelerin halli konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? 

-Türk Dünyasının en büyük meselesi şüphesiz ki, terörle mücadeledir. Ermenistan, Azerbaycan’a karşı 30 yıldır devlet terörü gerçekleştirmektedir. Türkiye Cumhuriyeti neredeyse 40 yıldır Doğu ve Güneydoğu’da bölücü terörle mücadele etmektedir. Elbette ki biz vatandaşlarımızın refahı ve toprak bütünlüğümüzü temin etmek için arazilerimizdeki son teröristleri de mahvetmek zorundayız. Bu ağır mücadelede devletlerimize başarı ve zafer diliyorum.  Terör hiçbir ülkenin iç işi olamaz. Sözkonusu Türk devleti ise diğer devletler buna seyirci kalamaz. Bu ağır yükü devletimizin omuzundan atmak için en azından uluslararası alanda birliğimizi güçlendirmeli, ekonomik alanda kuvvetlenmemiz için tüm gücümüzü kullanmalıyız.

  • Siz Azerbaycan’ın şairler aşıklar diyarı Kazak bölgesindensiniz. Şiire, edebiyata, saz ve söz sanatına ilginiz nasıl? Hangi şairleri, aşıkları, edebiyatçıları daha çok seviyorsunuz? 

-Kazak (Qazax)  Azerbaycanın saza – söze en çok saygı duyulan diyarıdır. Gözümüzü açtığımızdan her birimiz evlerimizde saz, söz meclisleri görerek büyüdük. Tabii bütün bunlar Kazaklıların söze hassaslığına, ruhuna tesir ediyor. Türkçede dünya edebiyatının görkemli numuneleri ortaya çıkmıştır. Dedem Korkut’tan bugüne kadar saz ve söz Türk ruhunun ortak musikisi ve ahengi olmuştur. Kazak toprağı da aşıklık sanatına, söz ve söz edebiyatına büyük insanlar, şairler, aşıklar bahşetmiştir. Samed vurgun, İsa Muganna, Akif Samed, Memmed İlgar… sözden cevher çeken insanlardır ve ben de bir Kazaklı olarak bu büyük insanları her zaman hürmetle yadediyorum.

  • Türkiye’yeyle de yakın alaka içindesiniz. Türkiye’nin en sevdiğiniz özellikleri nelerdir? Türk mutfağı, Türk filmleri, Türk tarihi, Sanatçılar ve benzeri konularda neler söylemek istersiniz? 

-Biraz önce dedim, Türkiye bizim için yabancı bir ülke değil. Bizim günlük hayatımız bile Türkiye’ye son derece bağlıdır. Aynı dile, aynı kültüre sahibiz. Dinlediğimiz müzikler, izlediğimiz filmler, tuttuğumuz spor takımları bile aynıdır. Bu durum aynı zamanda ortak Türkçe’nin doğmasına tesir eden olumlu bir süreçtir. Azerbaycan Türkçesinden Arap ve Fars kelimeleri çıkıyor ve binlerce yıldır konuştuğumuz kelimeler yeniden dilimizde hayat buluyor.  Türkiye’deki dizi film sektörünün bu işe katkısı çok fazladır. Türkiye’deki ünlü diziler, aktörler Azerbaycan’da da aynı ilgiyle izleniyor.  Türk tarihini, törelerini, geçmişimizi anlatan filmleri de büyük bir dikkatle takip ediyoruz.

  • İmkan olsa tarihteki hangi Türk büyükleri ile tanışmak isterdiniz? 

-17 devlet yaratan bütün Türk hakanlarıyla görüşmek isterdim. Atilla da, Emir Teymur da, Şah İsmail Hetayi de, Osman Gazi de diğerleri de benim için milletimin sembolleridir. Bu dünya güç üzerinde varlığını sürdürmektedir. Bütün atalarımızın ve şanlı ecdadımızın ruhları şad olsun.

  • Geleceğe dönük ne gibi hedefleriniz, hayalleriniz var? 

Geleceğimizi tabi ki istikrarlı görmek isterdim. Konu sadece Türk milletinin istikrarı değil. Herbir milletin, devletin yükselişi onun bulunduğu coğrafyanın, genelde dünyanın istikrarına bağlıdır. Dünyamızın geleceğimizin sağlam temeller üzerine kurulması için hayatımızda husumetlerin değil, bilimin rolü genişlemelidir. 

  • İstikbalde bir Türk Birliğini mesela bir Türk Ortak Pazarını mümkün görüyor musunuz? 

-Bizim bütn çalışmalarımızın hedefi İsmail Bey Gaspıralı’nın Türk insanı için 100 yıl önce yarattığı formül esasındadır. Dilde, fikirde, işte birliktir bu formül.  Türk coğrafyası zengin doğal kaynaklara sahiptir. Bu sebeple biz teknoloide ilerleyerek, siyasi, kültürel, sosyal münasebetlerimizi artırarak Turan’ı kurabiliriz. Turan’ın bizim düşüncemizdeki şekli ortak dil, ortak kültür, ortak pazarlama, ortak gümrük mekanıdır. İnanıyorum ki, Türk devletleri geliştikçe biz bu hedefimize daha çok yaklaşıyoruz.

  • Türkiye ve Azerbaycan’ın komşusu ve stratejik ortağı Gürcistan’da Hocalı katliamcısı bir Ermeni teröristin heykelinin açılmasını nasıl yorumluyorsunuz? Bu işin arka planında kimler var ? 

Gürcistan Azerbaycan için hassas ülkedir. Öncelikle orada bizim yarım milyon soydaşımız yaşıyor. İkincisi, Gürcistan dünyaya ve Türkiye’ye açılan kapımızdır. Biz stratejik müttefik ülkeleriz ve devletlerimizin hedefi bu ilişkileri daha da geliştirmektir.  Azerbaycan da Gürcistan için son derece önemli pozisyondadır. Transit ülke olarak Gürcistan Azerbaycan enerji kaynaklarından çok ciddi şekilde faydalanmaktadır. Bugün ülkede gelişen tüm sektörlerde Azerbaycan enerji kaynaklarının, doğal gazının payı vardır ve resmi Tiflis her zaman bunu dile getirmektedir.  Ermenistan da Gürcistan’la komşu ülkedir. Elbette ki, iki ülkenin ilişkilerine Azerbaycan karışmıyor ama bizim için hassas konularda Tiflis de gereken hassasiyeti korumalıdır. Hocalı’da masum insanlarımızı katleden Ermeni katilin heykelinin açılması elbette ki tatsız bir olaydır. Doğrudur, heykel Ermenilerin yaşadığı eyalet bölgesindedir ancak, her halukarda Gürcistan’da yaşayan Türkler olarak bu durumdan rahatsızlığımızı ifade ediyoruz.   Düşünürük ki, bu məsələdə Tiflis öz siyasətinə yenidən bakmalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.