SON DAKİKA

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ’NİN HAZİN ÇÖKÜŞÜ

Bu haber 14 Mart 2020 - 14:48 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Prof. Dr. Ramazan Korkmaz döneminde
Kafkasya’nın incisiydi, şimdi sondan birinci!

Önce Ardahan’ın duayen gazetecisi Fakir Yılmaz’ın haberini okuyalım: ”Ardahanlı Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın Kurucu Başkanlığını yaptığı ve kurulduktan kısa bir süre sonra başta ‘En Çok Yabancı Ülke Öğrencisi Okutan Üniversite’ sıralaması olmak üzere Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk sıralarda olan ancak Korkmaz’ın iki dönem başarıyla bu görevini yapıp, yasa gereği rektörlüğü bırakmak zorunda kalmasıyla, Ardahan Üniversitesi o günden bu güne geriye gitmeye devam ediyor.
Mehmet Biber’in rektör olarak atanmasından bu yana Ardahan kent merkezi ile adeta ilişkisi kesilen ve kapalı bir kampa dönüştüğü ileri sürülen Ardahan Üniversitesi son yapılan araştırmada ülkedeki tüm üniversiteler arasında sondan 1′ inci yani sonuncu oldu.
Üniversite Araştırma Laboratuvarı (UniAr) 2020 Devlet Üniversiteleri ve Fakülteleri Sıralamasını açıkladı. UniAr sıralamada şu faaliyet türlerini dikkate aldı: Proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent, atıf, tebliğ, ödül. Hacettepe Üniversitesi üniversite sıralaması dahil birçok alanda birinci oldu.
Üniversiteler sıralamasında ilk 5 şöyle gerçekleşti:
Hacettepe Üniversitesi
Gebze Teknik Üniversitesi
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Selçuk Üniversitesi
Sıralamada son 5 sıra ise şöyle gerçekleşti:
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Hakkâri Üniversitesi
Gümüşhane Üniversitesi
Ardahan Üniversitesi

Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ

HARVARD’I BİLE KISKANDIRAN KONFERANS

Oysa 15 Ekim 2014 tarihli köşe yazısında ünlü eğitim yazarı Abbas Güçlü, şu satırlara yer veriyordu:
”Ardahan Üniversitesi çok ilginç bir konferansa ev sahipliği yapıyor. Çok önemli partnerleri var; örneğin Harvard Üniversitesi. Onlar bile “Bu toplantıyı sizden önce, biz yapmalıydık” pişmanlığı içerisindeler…
1. Uluslararası Tehlike Altındaki Diller Konferansı son yıllarda izlediğim en verimli toplantılardan biriydi.
Müthiş anekdotlar vardı.
Dilin önemi ve 100 yıl içerisinde yok olup gidecek diller için alınması gereken önlemler anlatıldı. Dilleri yok olan toplumlar, dilsiz insanlara benzetildi ve var olan dillerden yüzde 80’inin 100 yıl içinde yok olacağı vurgulandı.
Dünyanın en iyisi olarak bilinen dilbilimciler de bir hafta boyunca Ardahan’da olacak.
Ardahan düne kadar kasaba olan yeni ve minik bir kentimiz. 18 bin nüfusu var ve Türkiye’nin öbür ucunda.
Ve Ardahan Üniversitesi’nin sadece 6 yıllık bir geçmişi var.
Demek ki isteyince oluyormuş…
Zoru başardılar
Toplantıyı Kafkasya Üniversiteler Birliği düzenliyor. Kurucusu ve Başkanı da Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz…
Ramazan Hoca, sıfırdan bir üniversite yaratmakla kalmamış, dünyanın en stratejik bölgelerinden biri olan Kafkasya’daki üniversiteleri bir araya getirmiş ve inanılmaz dostluk köprüleri kurmuş.

MAHMUT ÖVÜR ŞUNLARI YAZMIŞTI

Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür de, 6 Eylül 2015 tarihi Pazar günü yayımlanan “Harvard’ Kıskandıran Çaba” isimli köşe yazısında ARÜ hakkında tespit ve gözlemlerini şöyle paylaşıyordu : “Ardahan Üniversitesi gerçekten bölgeye dinamizm kazandıracak önemli işlere imza atıyor. Şehrin doğal zenginliğinin MR’ını çekiyor. Balından, peynirine, envai çeşit çiçeğinden, endemik bitkisine, kuş cenneti olan Aktaş gölünden, kayak merkezine nasıl bir zenginliğe sahip olunduğunu ve yaşatılması gerektiğini gösteriyor. Ama orada durmuyor. Aynı zamanda uluslararası girişimlere de ev sahipliği yapıyor. Şu iki örnek insanın içini ısıtıyor. Kafkasya Üniversiteler Birliği Başkanı da olan Rektör Ramazan Korkmaz heyecanla anlatıyor: ‘Gürcistan’dan Kırgızistan’a bu bölgelerdeki bütün ülkelerin üniversitelerini bir çatı altında buluşturdum. Müthiş bir destek gördüm. Birçok ülkede ortak paneller yaptık, yapıyoruz da. Ama geçen yıl ilkini yaptığımız 1. Uluslararası Tehlike Altındaki Diller Konferansı çok ilgi gördü.’ Sadece o başlığa bakıp geçmeyin, gerçekten Harvard Üniversitesi’ni bile ‘kıskandıran’ bir çabadan söz ediyoruz. Tırnak içinde kıskandıran diyorum çünkü Harvard bu projeyi o kadar beğenmiş ki daha kurulalı 6 yıl olan Ardahan Üniversitesi’nin proje ortağı olmuş… Şu tespit projenin ne kadar önemli olduğunu göstermeye yetiyor: ‘Dünyada 7 bin dil, şive, lehçe var ve 100 yıl içinde bunun yüzde 80’i yok olacak. Bu hayatımızdaki ışıkların sönmesi anlamına geliyor.’
Üniversitenin ikinci önemli çabası ise ‘Kafkasya’nın Yüzleri’ başlığını taşıyor… Bölgede yer alan Türkiye’den Kırgızistan’a, Ermenistan’dan Çeçenistan’a bütün ülkelerde yaşayan yüz yaşını geçmiş insanların fotoğrafları çekilip, öyküleri toplanıyor. Önümüzdeki yıl kitaplaşacak bu çalışma sergilerle dünyanın birçok merkezine taşınacak. Eski Türkiye’nin izini taşıyan Ardahan’ı geride, insana umut veren bu çabalarla baş başa bırakırken Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ın şu uyarısının altını çiziyoruz: “Küreselleşerek küçülen dünyada emperyalizm, yeni sömürü ve çatışma alanları açarak varlığını gelecek yüzyıllara da taşıma gayreti içindedir. Kanla ve ölümle beslenen bu küresel canavar, çoğu zaman kendini maskeleyerek gizlemekte ve masum kitlelerin hayatı pahasına kendine yeni egemenlik alanları açmaya çalışmaktadır. Bu yüzden dünyada savaş naraları atmakta, etnik ve dini çatışmalar çoğalmakta ve dünyamızın rengi her geçen gün daha da solmaktadır.”
Soluk bir dünya istemiyorsak, önce kendi çevremizi ateş çemberine çevirenlerin oyunlarını görmeliyiz. Başka şansımız yok.’

SERHAT SINIRLARIMIZDA PARLAYAN BİR İNCİ

Star Gazetesi yazarı Sibel Eraslan ise ‘Kars/Ardahan Hattında’ başlıklı köşe yazısında ARÜ ile ilgili izlenimlerini şu şekilde dile getiriyordu: ” ‘Ardahan Üniversitesi serhat sınırlarımızda parlayan bir inci gibi. Mevlana Öğrenci değişimi projesi kapsamında yaptıkları Kafkas açılımıyla, Türki Cumhuriyetler kadar Moldovya, Gürcistan, Ukrayna, İran üniversiteleriyle ciddi bilimsel temasların merkezi olmuşlar. Üniversitede Sibirya Araştırma Merkezi var, bünyesinde en çok yabancı öğrenci bulunduran ilk üç üniversite arasına girmeyi başarmış bir akademik düzeyi var okulun. Rektör Prof. Ramazan Korkmaz, irfani şekliyle söylenirse tam bir aşk haliyle bakıyor hem üniversiteye hem öğrencilerine; ’’ışığa karışın’’ diyor. ‘Zamanla aramızdaki mesafeyi aşmak gerekir’ dermiş rahmetli babası Ramazan Bey’e çocukken. ’’Uçar’’ adında bir atları varmış o vakitler. ‘Uçar’a binsek bu mesafe kapanır mı baba’ diye sorarmış. ’Yetmez…’ dermiş babası, ’ışık olmak, ışığa karışmak gerek’ dermiş…’

ANADOLU’NUN İRFANI: PROF.DR. RAMAZAN KORKMAZ

Zorluklar ve imkansızlıklar içinde Ardahan’da gören herkesi hayran bırakan muhteşem bir üniversiteyi kuran ve bu üniversiteyi kısa sürede Türkiye’nin gözbebeği yapan Prof.Dr. Ramazan Korkmaz’ı Elazığ Fırat Üniversitesi’ndeki başarılı çalışmalarından itibaran takip ediyorum. Başta Cengiz Aytmatov olmak üzere Türk Dünyasının bilge şahsiyetleri ve Türk tarihiyle alakalı çok önemli ilmi çalışmalarıyla tanıdığımız Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, Ardahan gibi mahrumiyetler şehrinde gerçekleştirdiği modern bir üniversiteyle gönlümüzde taht kurmuştu. Beyefendi ve naif kişiliği; araştırmacı, disiplinli çalışmalarıyla birleşince ortaya muazzam bir eser çıkmıştı. Ardahan Üniversitesi, Türk Dünyasından yüzlerce öğrenci ve öğretim üyesine ev sahipliği yaparak Türk Birliği’ne giden yolda çok önemli bir kilometre taşı olmuştu. Peşpeşe gerçekleşen bilimsel konferanslar, araştırmalar, tebliğler, projeler, yayınlar Ardahan Üniversitesi’ni ülkemizin ve Türk Dünyasının en gözde bilim yuvalarından biri haline getirmişti. Ardahan Üniversitesi, Serhat şehrimiz Ardahan’ın makus talihini yenebilecek ve bölgenin çehresini değiştirebilecek bir proje olarak gerçekleşmişti. kurucu Rektör Prof.Dr. Ramazan Korkmaz ve ekibi bunu yaparken çok büyük zorluklar yaşadılar.
Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün imzasıyla kurulan 23 üniversiteden biri olan Ardahan Üniversitesi’nin ne binası, ne öğrencisi ne de tabelası vardı. Kağıt üzerinde bir üniversite statüsündeydi. Üniversite için aylarca bina arayan Rektör Prof.Dr. Ramazan Korkmaz ve öğretim üyesi arkadaşları, öğrencisiz, binasız, tabelasız üniversiteyi gerçeğe dönüştürmek için büyük bir mücadeleye başladı. Prof.Dr. Ramazan Korkmaz öğretmen evinde, yardımcıları da Köy Hizmetlerinin misafirhanesinde kalıyordu. Üniversite için tahsis edilen binaya Valilik İl Milli Eğitim Müdürlüğünün taşınması ile ortada kalan rektör Korkmaz, ”Gerekirse çadırda üniversiteyi kurarım” diyerek Kızılay Şubesi’ne başvurmuş ancak Kızılay’ın Ardahan’da çadırı olmadığı ortaya çıkmıştı. Kendilerine eski Adliye binası tahsis edilen Korkmaz, zorlukları aşmaya ve üniversiteyi kurmaya kararlıydı.
Sonuçta Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, zorlukları yenmeyi başarmış, hayallerini ve hedeflerini tek tek gerçekleştirmeye başlamıştı.
Onun çabalarıyla Ardahan’da Kafkaslar’ın en modern üniversitelerinden biri gerçekleşmişti. Ardahan Üniversitesi’ni sıfırdan kurduktan sonra iki dönem rektörlüğünü yapan Ramazan Korkmaz, burayı Türk Dünyasının adeta ilim irfan yuvası haline getirmişti.

EVLADINI YİTİRMİŞ BİR BABANIN ACISI

“Türk Birliği” kavramı oldukça sihirli ve önemli bir kavramdır. Bu kavramın önemini farkedip bu yolda çaba sarfeden aydınların, bilim adamlarının, devlet adamlarının önü bir şekilde kesilmiştir. (Buna gazeteciler de dahildir) Bu anlamda yakın tarihimiz Atatürk’ten başlayıp Turgut Özal ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun beklenmedik vefatlarına kadar pekçok gizemli hadiselerle doludur.
Bir zamanlar Doğu’nun ve Kafkasya’nın incisi olan ve Türk Dünyasının gözde üniversitesi haline gelen Ardahan Üniversitesi’nin bugün tüm üniversiteler içinde sondan 1. olması tesadüf olabilir mi sizce?
İmkansızlıklar içinde muhteşem bir üniversite kuran rektör Prof.Dr. Ramazan Korkmaz’la görüştüğümde, evladını yitirmiş bir babanın acısını yüreğinde hissettiğini gördüm. Halen bünyesinde 170 kadar üniversiteyi bulunduran Kafkasya Üniversiteler Birliği Başkanlığını başarıyla sürdüren Ramazan Korkmaz, inanıyor ve ümit ediyorum ki, gelecekte Türk Dünyasının en güzide üniversitelerinden birini daha irfan dünyamıza kazandıracaktır. Çünkü O, ilhamını Bilge Kağan’dan Uluğ Bey’e, Farabi’den Biruni’ye kadar tarihimizin görkemli şahsiyetlerinden almaktadır. Şanlı tarihimizin muhteşem sayfalarını Mustafa Kemal’in ışığıyla etrafına yansıtmaktadır. Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, Anadolu’nun irfanı, Kafkasya’nın bilgesidir. Ülkemizin aydınlık yüzüdür! Onun şahsında, tüm gerçek ilim ehline selam olsun!

Seyfullah Türksoy
Dr. Seyfullah TÜRKSOYipekyolugezgini@hotmail.com